‘Düdüklüde Kıymalı Bamya’
Posted on April 25, 2006
80 sonrası örgütlü ve katı devlet baskısıyla bireyler sindirilip, daha önce karşı çıkılan kavramlar, büyük bir uysallıkla kabul görmeğe başlamıştır. Moda güzelleri, sanatçı olur, arabeskler gönüllerde taht kurar, mafya babaları, maçolar, saygın ve toplum değerlerini belirleyici hale gelirler. Akılcı, bilimsel düşünce yerini; kaderci, fallı, büyülü çözümlere bırakır. Televizyonda bilgiçlik pazarlayan programlar, pembe diziler evlerde kol gezmektedir. Ekonomik denge bozulmuş, açlık sınırında yaşayanların sayısı artmıştır. Insanlar sorumluluk yüklenmek istemez bir haldedirler. Kısaca, bayağılık, çok bilmişlik, emeksiz kazanma, yolsuzluk egemendir. Iste günümüz Türkiye’sinde, her günün birbirinin aynı geçtigi, buram buram sıradanlık kokan bir eve, kaybolan değerlerin aynası gibi olan Fahrettin Bey getirilir. Bu tatlı adam; Fazilet, Aynur, Inci ve Hamiyet’in, alaturka ve alafrangalık arasında nasıl sıkışıp, kaldıklarını hemen farkeder. Onlarla iletişimi, en iyi bildiklerini sandığı konu üzerinden kurmaya çalışır. „Iyi bir yemek, iyi bir demokrasiye benzer. Fahrettin Bey, kısa sürede, bir şey üretmeyen, hiç bir şeyi yetkinlikle başaramayan bu ev kadınlarının, kendileri ve toplum için, nasıl tehlikeli bir silah haline geldiğini anlar. Evin kızı Nilgün, arkadaşı Uğur ve evde çalışan Cemile dünyalarını kendi pencerelerinden sorgularlar. Uğur’un anlatıklarından, içimizde bir ümit ışığı belirir, çünkü o adeta yitirdiğimiz değerlerin aynası Fahrettin Bey olmuştur karşımızda. Bu bizim, Baydur’un soyut tiyatroya yaklaşan oyunlarından olan„ Yangın Yerinde Orkideler“ den sonra sergilediğimiz ikinci oyunu. (kitapçık pdf dosyasi 3MB)
Filed Under Güncel | Comments Off